Aug 23, 2009

soysuzlar cetesi. ne diyorsun aga?


inglourious basterds'in soysuzlar cetesi olarak cevrilcegini hic dusunmezdim. boyle filmin butun havasi kacti sanki benim icin. boyle hani jack nicholson ne cool adam dersin sonra annesi gelir burnunu fislar sen dersin ne lan bu, mahalle bebesi iste bende bu duyguyu yaratti bu isim yoksa filmi daha izlemeden hayraniyim. eger beklentilerimi karsilamazsa bol kan gormezsen depresyona girebilirim. (bu arada neden jack nicholson ornegini verdim bilmiyorum, sanirim umut sarikayanin uzerimde biraktigi bir etki olsa gerek.) neyse oyle iste bu ve bu yarin bulusup gideceklermis. kiskanmiyorum bilsinler. ama yay burcuyum ben ayaklarini da denk alsalar iyi olur.

saka yapiyorum
acaba?

Aug 22, 2009

gole girmek kesinlikle tehlikeli ve yasak degildir argadasim biliyoruz da konusuyoruz.

evet en sonunda 2009un yaz sezonu bitmeden yuzdum. tabii torontoda deniz yok ama gol cok. biz de bugun simcoe lake'e gittik. torontoya arabayla 1 saat uzaklikta. bizim gidip arabayi parkedecek ve halka acik plaji bulma suresiyle beraber yolculugumuzun 2 saatten fazla surdu. gittigimiz yer cottage bolgesi ev sahibi insanlar golu parsel parsel sahiplenmis. zaten park fiyatlari bir acayip. neyse tabiyati guzel bir yerdi.
gocmenlerin agirlikta oldugu bir plajda bulduk kendimizi. irkcilik gibi olmasin ama gocmen ailelerin bir garipligi var. degisik bir asimilelik var onlarda onu sevmiyorum. onlarla ayni yerde yuzme fikri ilk bakista hosuma gitmedi ancak giysileri cikarip bikiniyle kalinca isler degisti. sudan 40 dk boyunca cikmadim ki bu benim icin bir rekordur. neredeyse yazin butun yuzmesini 1 seferde hallettim.
gole girmek kesinlikle tehlikeli ve yasak degil olm buralarda. su en fazla gobegine geliyor. su durgun. oyle iste suda bolca debelendim kuzenime kum firlattim. 40 dknin sonunda kafamda bi ampul yandi. kumdan kale yapacaktim. iyice cocuklasmistim ta ki gerizekali marti uzerime pisleyinceye kadar.
martilardan nefret ediyorum.
diger butun hayvanlari ise gozlerinden opuyorum.
simdilik bu kadar

Aug 21, 2009

summer plans 2010

seneye yaz tatilimi ya bodrumda ya da kentucky amerika'da gecirme planlarim var. ikisini beraber soyleyince cok sacma oluyor biliyorum. sonucta biri dunyanin diger ucunda. ben bu yaz bas parmagimi bile suya sokamadim. bodruma gidersem babaannemin evinde kalir denize girer, bodrumdaki arkadaslarimla bulusur, izin alirsam annemden geceler akar, gunduzleri de fiyatlari ucuzsa turgutreiste ki binicilik klubunde takilirim diye dusundum. kentucky fikrinin sebebiyse annemle babamin bir arkadasi var kizi amerikada at ciftligi isletiyor. annemde beni oraya gondermeyi dusunuyor iste. bende bu fikri acikcasi seviyorum. oyle iste. seneye ya bodrum ya kentucky diyor. simdilik 3 olan izleyicilerimi opuyorum!

teletubbies

bu kadinin yuznu unutmayin. iste bu kadin 90larda 4-5 ve 6 yasinda olan cocuklarin psikolojisini bozdu. adi anne woods. teletubbies'in yaraticisi. genclerin alkolik uyusturucu bagimlisi ve sigara tiryakisi olmasinin sebebi budur. korpecik beyinlerimizi teletubbiesler sayesinde zehirledi. agir travmalar yasatti. sizi bilmem ama benim psikolojim bozuklugunun sebebi cidden teletubbiesdir. turkiye de telerubbieslerden dolayi en buyuk hasari alanda benimdir ayrica. 4 yasinda londraya teyzemin yanina gittigimde tanismistim onlarla. hic bi boku anlamamam onlari sevmeme engel olmuyordu. hatta o kadar cok sevmistim ki 6 yasinda londraya kuzenimin dogumu yuzunden gittigimizde kasetlerini almistim. manyak gibi izliyordum lan. ve sonra ilkokula basladigimda teletubbiesler turkiyede de basladi. yine izledim. sonra bir donem kaldirildi ya iste o zaman uyusturucuya ac bir bagimli gibi sinir krizleri gecirdim. ve buyuyup bugunku halime geldim. daha 10 dk once jenerik vidyosunu gorunce aklima geldi bu konu. unutmadan yazdim bende.
oyle iste bu kadina dava acsak kazaniriz gibime geliyor ey blog halki. cagrima kulak verin
simdilik bu kadar.
tudils :)

teletubbiesler bi alisveris merkezinde vardi sanki bi ara londra da sarilmistim gibi bi hatira var aklimda ama ne kadar dogrudur bilemem. dedigim gibi sayesinde sizofren oldum. in midir cin midir belli degil ki teletubbieslerin. valla korkunclar. karanlikta gorsem kalpten giderim. ciddiyim bak

kirmizidikislihirkamyokzatenbunaluzumdayok'un mikroskobik arastirmasini yapan benim, tirt porsin vol 2

oncelikle yanlis bi anlasilma olsun istemem. " bunun ciddi sapigi oldum. boyle degisik bir begeni var bende ona karsi. ozelliklede dershane ogretmeni oldugunu dusundugum bir hocasi var oss felsefesi yapan ona ayri bir tapiyorum ama konumuz bu degil. 18 yasinda oldugu ve ossye girdigini anladigimda butun blogunu okuyarak hangi universiteyi kazanmis lan dedim 1 gun boyunca. bilkent oldugunu tahmin ettim sonra.
sonra aklima baska bir soru takildi hangi liseden mezun olmustu ki? yine 1 gunumu buna ayirarak yildirim beyazit oldugunu tahmin ettim. umarim dogrudur lan. bunu bilmem hayatimda cok sey degistirecek gibi geliyor bana.oyle iste.
tam olarak suanda harika bir sapik olabilecegimi farkettim. obsesif koomplusif bozuklugumda var bence. valla.

hortumzede, ne kadar tirt bir insanim vol 1

bu yazimda bir insan olarak tirtligin sinirlarini nasil zorladigimdan bahsetmeye baslayacagim. mesela dun torontoda hortum oldugunu paylasmam bile bir tirtlik goztergesi bence. boyle bir garibim ben bu konularda. basima boyle dogal afetler gelsin ama kimseye de bisey olmasin bu sirada ve arkadaslarimda ne kadar mucizevi bir sekilde kurtulduguma sasirsin istiyorum. annem de hep bu ozelligime kizar zaten. neyse bugune kadar bu ozelligimi iyi bir sekilde saklamistim insanliktan ama bu itirafin da zamani gelmisti. olumum artistlikten olacak. ciddiyim bak

Aug 20, 2009

bant

her zamanki gibi kizilay dosttayim. birileriyle bulusmak uzere erken gittigim kizilayda biraz zaman geciriyim diyorum. artik aliskanlik haline gelmis rutinimi tekrarliyorum. sakin adimlarla uykusuz ve penguenin oldugu kisma yuruyorum karistirmadan en usttekini alip kasaya dogru ilerliyorum. tam o sirada bir ses geliyor kulagima. gulumsemeye basliyorum. yine karsilastik ha diyorum icimden. bana sesleniyor. adeta uzerimde bir buyuye sahip. kasadaki sirayi unutup ona dogru yuruyorum. hala kulaklarim onda. sessizce beni etkilemesine izin veriyorum. parmak uclarimda hissediyorum onu, kokusunu butun benligimde hissediyorum. gozum istemsiz olarak fiyatina takiliyor. ne kadar almak istesem dahi alamiyorum. prensiplerime aykiri geliyor. aklima daha fazla girmeden kaciyorum. tezgahtara 3 ytl birakiyorum. kendimi disariya zor atiyorum. sonra aksam oluyor eve gitmek icin otobus bekliyorum. 45 dklik yolculugun sonunda eve geliyorum. saatler gene geciyor. bu sefer odamdayim. yatiyorum. gozlerimi kapadigimda sesini duyuyorum. neden diyor bana. buruk bir gulumsemeyle ne kadar istesemde yapamayacagimi anlatiyorum. ve uyuyorum. bir daha ki sefere her seyin ayni olacagini bile bile


yazar yukarda bant adli derginin uzerindeki etkilerini anlatiyor
ayrica yan tarafta gorunen yesil resimde bant dergisinden. googleladim yess